“Teknoloji Fakülteleri ve Mühendislik Fakülteleri arasındaki farklar” adlı yazımın eki

Merhaba arkadaşlar. 19 Haziran 2015 tarihinde Fizikist sayfasında Teknoloji Fakülteleri ve Mühendislik Fakülteleri arasındaki farklar adlı bir yazımı yayınladık. Ama görüyorum ki açıklık getirmem gereken bazı noktalar var. Okuyan ve anlama sorunu olan arkadaşlar durumu çok farklı noktalara getirmişler. Açıkcası bu durumda beni bir hayli üzdü ilk başlarda. Ama yorumların hepsini okuyunca anladım ki başarıya ulaşamayan ve kompleks duyguları kabaran bazı arkadaşlar sivri sinek misali vızlamaya başlamış.

Şimdi, yazı içerisinde bazı anahtar kelimelere açıklık getireceğim.

Bu yazı olumsuz yorumlarda değil, işin tadını kaçıran ve hakaret noktasına getiren arkadaşlara özel olarak hazırlanmıştır.


  • “Yapısı bakımından herhangi bir mühendislik bölümünü ele alalım. Mühendislik Fakültesi ders içerikleri ile Teknoloji Fakültesi ders içerikleri bölüm kararınca ve akademik personel baz alındığında hemen hemen birbirinin aynısıdır veya çok küçük bir farklılık vardır.”

Herhangi bir Üniversite bünyesinde her iki fakülteyi kıyaslayarak bu duruma bakabilirsiniz.

 

  • “İki farklı mühendislik eğitiminde şu düşünce amaçlamış: Birincisinde yani Mühendislik Fakültesinde “Öğrencileri Ar-Ge’ ye uygun yetiştirelim, araştırmacı ruhlu olsunlar, teorik olarak donatalım onları ve biraz da teknik donanıma sahip olsunlar.” Diğeri yani Teknoloji Fakültesinde ise, “Öğrenciler uygulamaya ağırlık versinler, teorik olarak bilsinler ama üzerinde fazla durmasınlar, saha da teknik olarak mühendislik yeteneklerini gerçekleştirsinler.”

Bu kısma hangi kaynaktan bakarsanız bakın, kime sorarsanız sorun arasındaki tek fark budur. İki farklı eğitim içeriğinde, amaç budur zaten.

Yani bu kısım ile ilgili o kadar tepki var ki. Arkadaşlar! Bu neyin kavgası? Bu neyin hırsı?

İş yeri eğitimi teknoloji fakültelerine konulmasının sebebi uygulamalı mühendis eğitimidir. Öğrenci son sınıfın herhangi bir döneminde mesleği ile ilgili bir kurumda 14 haftalık bir süreçte staj yapar. Yukarı da teknik yeterlilikten bahsederken bu noktayı işaretliyorum.

Mühendislik fakültesinde iş yeri eğitimi yok demeye getiriyorum diye onlar uygulama bilmiyor anlamına mı geliyor bu cümlenin vardığı nokta? Bu kadar beyin yoksunu olmayın!

İki çeşit mühendis vardır piyasa da çalışan. Birisi ar-ge yapar. Diğeri saha mühendisidir, işin başında çalışır. Yani o kadar saptırılıyor ki bu konu “Teknoloji fk. mühendisi tekniker olarak çalışıyor doğru mu? Mühendis fk. mezunları saha da çalışamıyor mu? İşin başında çalışamıyor mu?” gibisinden o kadar saçma-salak sorular geliyor ki önüme.

Bu bir eğitim içeriğinin farkından oluşan ayrı iki fakültedir arkadaşlar. Mühendis her iki işi de yapar. Yeri gelir Ar-Ge yapar, yeri gelir saha da işin başında çalışır.

  • “Tamamen bu düşünce altında Türkiye’ de açılan Teknoloji Fakülteleri birkaç üniversite de pilot uygulama olarak şekil aldıktan sonra, diğer üniversitelere de yayılarak sayısını arttırmıştır. İlk açıldığında Türk Mühendis ve Mimarlar Odası Birliği (TMMOB) karşı çıkmış ve çeşitli davalar açmıştır. Teknoloji Fakültesinde mezunlarının mühendis unvanı ile imza atamayacağını savunmuştur. Bu mücadele sonuçlanmış ve Teknoloji Fakültesi mezunları da mühendis ünvanı ile imza yetkisine sahip olmuştur. [1] (Bununla ilgili karar yazı sonunda mevcut) Tabi bu süreç üniversite tercihleri sırasında adayları olumsuz etkilemiş ve belirsizliğe yol açmıştır.”

Altı çizili bölümün sonunda [1] kaynak gösterimi ile bir ek paylaşmışım. Hatta bazı arkadaşlar farkedemez diye parantez içerisinde (Bununla ilgili karar yazı sonunda mevcut) demişim. Hatta ve hatta, tercih sırasında bende belirsizlik yaşadığım için o duygu ve düşünceyi derinden hissettiğim için “Tabi bu süreç üniversite tercihleri sırasında adayları olumsuz etkilemiş ve belirsizliğe yol açmıştır.” diyerek sizleri anladığımı ifade etmek istemiştim.

Ama kaynak gösterimi yapmama rağmen açıp okuma sıkıntısı çeken bir sürü arkadaş var. Hala bu durumu bir kavga gibi diretiyorlar. İşin kötü yanı (inancı olana göre) kul hakkına girip “teknoloji fk. tercih ederseniz mühendis olmazsınız” diyebilen arkadaşlar mevcut. Yazık diyorum ve üzülüyorum hallerine.

Arkadaşlar şu an bende Mühendislik Fakültesi öğrencisiyim. Gerçekten yaptığınız fakülte kavgasının tek cevabını başarısız öğrenci olmanıza bağlıyorum. Kendini geliştirmeyen; her dersten büte, yaz okuluna kalan, hazırlığı geçemeyip ingilizceyi veremeyen, kendine güveni olmayan mühendislik öğrencilere bakın. Bu hırsı gözlerinde göreceksiniz.

Her iki fakülte de okuyan ve detaylarını bilen birisi olarak böyle bir yazı yazıyorum. Amacım bilmeyen ve belirsizlik yaşayan insanlara faydalı olmaktı. Ama arkamdan cahilce vızıldıyan ve gereksiz konuşan etkisiz elemanları görünce, öğrencileri olumsuz etkilemesinler diye açıklık getirmeyi yeğledim.

Her iki fakülteninde eş değer mühendis mezun verdiğini, her iki mühendisinde aynı yetki ve sorumluluklara sahip olduğu kararını veren ve Türkiye deki Üniversitelerin bağlı olduğu YÖK kurulunun, her üniversiteye faks geçtiği resmi yazısını 10 sn de okuyup anlamakta kendine güvenen mühendis ve adayı olan arkadaşlar burayı tıklayabilirler.  (Konuya bile dikkat ederek okuyun 🙂 )

  • “Teknoloji Fakültesinde yaklaşık olarak %60-65 uygulamaya ve projelere ağırlık verilirken %40-35 teorik üzerinde duruluyor. Yani derste verilen bir konu yine aynı ders bünyesinde laboratuvar’ da pekiştiriliyor ve dönemlik projelerle besleniyor. (Kendimden örnek verecek olursam, 3.sınıfın sonuna kadar 6 ayrı proje geliştirdim. Bunun sonucunda ders ile ilgili olan teorik bilgiyi uygulamalarla pekiştirmiş oldum ve  gözlemlediğim kadarıyla 4. sene sonunda verilen bitirme projesi ile neredeyse eş değer projeler geliştirdik.) Aynı zamanda bu iki fakülte arasında önemli bir farkta şu: “İş yeri eğitimi”. Nedir bu iş yeri eğitimi? Hemen açıklayayım: Normalde her iki fakülte de 2. seneden 3 .seneye  geçerken 1. Yaz dönemi stajı (yaklaşık 24 iş günüdür) ve 3. seneden 4. seneye geçerken de 2. Yaz dönemi stajı yapılır. Teknoloji Fakültesinde buna ek olarak 4. sınıfın herhangi bir dönemi (Güz veya Bahar) iş yeri eğitimi yapılır. Bölümünüz ile ilgili bir firma da veya fabrika da bir dönem boyunca (yaklaşık 4.5 ay) çalışıyor gibi staj yapma imkanınız olur. Hali itibariyle mezun olmadan önce bir nevi mesleğinizi elinize almış oluyorsunuz. (Tabii bu süreci verimli geçirirseniz) Bu konuda sonuca ulaşacak olursam; Teknoloji Fakültesinde bir mühendislik bölümü seçerseniz eğer, proje dönemleriniz olacak ve emin olun basit projeler yapmayacaksınız. Yaptığınız her projenin size kazandırdığı deneyimleri bir sonraki projenizde fark edeceksiniz. Çokta fazla olumlu yazmak istemiyorum çünkü fakülteden fakülteye göre değişecek bir durum. Aslında akademik kadro ile alakalı. Belki tercihini yaptığınız okulda çok fazla proje üzerine durmayacak hocalar olacak. Ama genel hatlarıyla Teknoloji Fakültesi bu yapıya sahiptir.

Bu kısımda altı çizili olan yere kadar olan kısımda, teknoloji fakültesinin eğitim şeklini anlatmıştım. Altı çizili yerden sonrası saptırılmaya devam ediyor. Hadi oraya da bir açıklama getireyim.

Teknoloji fakültesinde okuyanlar bilirler. Dönemlik projeleriniz olacak. Bu projeler hocalarınıza göre zor veya kolay olacak tabi. Ama ders ile beraber böyle bir aşamada olacaksınız. Bu demek değil ki mühendislik fakültesinde dönemlerde projeler yapılmıyor! Orada da tabi ki yapılıyor. Ama vurgulamak istediğim her bölüm dersinin lab ortamında projelendirilmesi!

Ek olarakta fazla olumlu yazmak istemiyorum çünkü fakülteden fakülteye göre değişecek bir durum. Aslında akademik kadro ile alakalı. Belki tercihini yaptığınız okulda çok fazla proje üzerine durmayacak hocalar olacak. Ama genel hatlarıyla Teknoloji Fakültesi bu yapıya sahiptir. diye eklemişim. Burayı görmeden geçen çok arkadaş olmuş yine. Halbuki cümle gayet açıktı…

  • “Gelelim şimdi Mühendislik Fakültesine ☺. Ders içeriklerine bakıldığında yaklaşık %80-85 civarı teorik; %20-15 civarı da uygulama üzerine duruluyor. Her dersin projesi yok. Hatta çoğu Üniversite’ nin Mühendislik Fakültesinde sadece 4. senede Bitirme Tezi ile proje yapıyorsunuz. İlla ki laboratuvar’da deneyler yapılıyor. Ama genelde teorem ispatı üzerine çalışmalar oluyor. Ve öğrencilerin çoğu “Teknoloji Fakültesinde okuyan arkadaşlarımız sürekli proje yapıyor, biz neden yapmıyoruz Hocam?” şeklinde sorular yöneltiyorlar. Bunu gözlemlerime dayanarak söylüyorum. Bir proje açlığı var sanki. Öğrenci yapmak istiyor ama dersin bünyesinde ek olarak verilmiyor. Eğer öğrenci kendini geliştirmek isterse, kendi imkânları ile bunu sağlayabiliyor. Zorunlu bir çalışma olmadığı içinde çoğu arkadaşımız bu konuda eksik kalıyor. Kesin bu böyledir diye söylemiyorum ama şekil itibariyle böyle bir yapıya sahip. Ve bölümün akademik kadrosu ile ilgili bir durum. Kendini uygulama alanında geliştiren Hocalar, öğrencileri de uygulamaya teşvik edebiliyor. Ama yapısı itibari ile projelerden uzak kalıyorlar. Birde unutmadan söyleyeyim, staj yönünden Teknoloji Fakültesinde olduğu gibi iş yeri eğitimi maalesef Mühendislik Fakültesinde yok. Sadece 2 tane yaz dönemi stajı yapılıyor.”

Birinci cümlenin sonunda gülmüşüm. Sebebi buraya kadar okuyan kompleksli öğrencilerin taarruzunu tahmin etmemdi. Genel olarak mühendislik fakültesinin yapısını anlatmışım bu nokta da.

Unutmadan söyleyeyim. Odtü, itü, boğaziçi, bilkent, ytü gibi teknik üniversitelerde mühendislik fakülteleri bulunmakta. Teknoloji fakültelerine yer vermemişler. Merak eden oldu mu bilmiyorum ama açıklayayım. Bu üniversitelerin mühendisliklerinde zaten uygulamalı eğitim veriliyor. Amacı bu olan üniversiteler bunlar.

Kesin bu böyledir diye söylemiyorum ama şekil itibariyle böyle bir yapıya sahip. Ve bölümün akademik kadrosu ile ilgili bir durum. Kendini uygulama alanında geliştiren Hocalar, öğrencileri de uygulamaya teşvik edebiliyor.

  •  Sonuç olarak hangi fakülte olursa olsun, mühendislik eğitimi almak istiyorsanız önce kendiniz için kararınızı verin. Eğer puan bazlı mühendislik seçerseniz ve “ben bu puanı aldıysam bu bölümde yaparım” şeklinde bir düşünceye kapılırsanız, olumlu sonuçlanacağını söyleyemeyeceğim ne yazık ki. En büyük tavsiyem ilgi duyduğunuz alana yönelmeniz. Aksi taktirde, okuduğunuz bölümden zevk alabileceğinizi düşünemiyorum. Genel hatları itibari ile anlatmaya çalıştım durumu arkadaşlar.
  • Her iki fakülteyi de anlattıktan sonra ortak birkaç şey söylemek istiyorum. Tercih yaparken önce hangi alana eğiliminiz olduğuna bakın. Bunun üzerine düşün. Ne sizi mutlu eder? Mesela elektronik bir parça ilginizi çekiyor mu? Teknolojiye yatkın mısınız? Veya bir atomun yapısı, evren vb. alanlar mı sizi etkiliyor? Önce bunlara karar verin. Eğer sevdiğiniz bir bölümde mühendislik eğitimi alırsanız gece yarıları ders çalışmak size işkence gibi gelmez. Üniversite sınavından aldığınız puanı göz önünde bulundurarak size uygun olan üniversiteleri araştırın. Bunu yaparken önceliklerinizi belirleyin. Mesela sizin için önemli olan iyi bir şehirde okumak mı? Yoksa üniversite bazlı mı şehir seçeceksiniz? Bunlara karar verin. Daha sonra, seçme ihtimaliniz olan üniversitelerde akademik kadro çok önemli bir etmen olacaktır. Bunları da göz önüne alın, hatta ilerisine gidin bölüm hocalarını araştırın. Her birinin üniversite sayfasında akademik çalışmalarını göreceksiniz. Bu sayede hocaların eğitimini, çalışmalarını ve size aktarabileceklerini de gözlemlemiş olursunuz. (Benim tercihlerdeki karar etmenim: hocaların akademik çalışmalarının çok ileri olmasıydı, okuyacağım şehri 2. planda tutmuştum.)

Bu cümlelerde de sonuca vardığımı ve kendiniz için hangi mühendislik eğitiminin doğru olduğunu düşünüyorsanız onu seçmenizi, onu seçerken üniversitedeki hocaların akademik çalışmalarını ve size ne katacaklarını araştırmanızı önererek sonuca bağlamışım.

Ara ara parantezlerde kendimden de alıntılar yaparak samimi bir yazı oluşturmaya çabalamıştım.

Benimle ilgili zoruma giden birkaç kısmı da iğnelemeden geçmek istemedim.

Bazı arkadaşlar meslek liseli egolu bir salağın yazısına ne aldırış ediyorsunuz demişsiniz. Yani bunu yazabilen birisi sizce nasıl bir yapıya sahiptir 🙂 Gerçeklen bu aşağılık duygusunu sonuna kadar yaşayan arkadaşların çocukluğunda aldıkları seviyesiz terbiyenin detaylarını merak ediyorum. Ben bu konuya bir açıklık getirmek istiyorum.

Yakın bir arkadaşımın amcası Cerrahpaşa tıp fakültesinde genel cerrah. Akademisyen aynı zamanda Doçent doktor. Şimdi bu cerrahımız meslek lisesi motor bölümü mezunu. Ama Türkiye nin en iyi genel cerrahı olarak anılıyor. O halde sakın kendisinde ameliyat olmayın. Öldürebilir. Sonuçta meslek lisesi mezunu 🙂 Daha sayılı örneği mevcutta laf dalaşına gerek yok.

Ben mi? Evet meslek lisesi mezunuyum. İyi ki de meslek lisesinden mezun olmuşum. 3 lise değiştirdim. Amasya da Taşova anadolu lisesi ilçede olduğu için Atatürk lisesine (merkeze) daha sonra da meslek lisesine geçtim. Bu sayede teknik olarak kendimi hep iyi hissediyordum. Okul birincisi olarakta mezun olunca ve fark yaratıp mühendisliği derece ile çift diploma alarak bitirince çekemeyen çok başarısız mühendis adayı gördüm. İlk senemde öğretmenliği tercih edip puanımı kırmasaydım sanırım biraz daha iyi bir okulda da okuyabilirdim ama sağlık olsun. Keşkelere yer yok hayatımda.

Kendimi anlatmayı inanın sevmiyorum ama böyle konuşan arkadaşlarla matematik veya istedikleri herhangi bir sınava girip seviye tespiti yapmayı çok isterdim.

Son olarakta bazı arkadaşlar Fırat ta okuyor, kendini ne b*k sanıyor, yok efendim Fırat mühendislikte 8. sırada mıymış falan demişler

Bende isterdim tabi, sizler gibi daha iyi bir okulda okumayı 🙂 Şartları değerlendirelim dedik. Evet bende şaşırıyorum mühendislik sıralamalarına ama. Dünya da bu işle ilgilenen URAP adında bir kurum var. O her sene mühendislikleri sıralamaya koyuyor. Oradan alıntı yapmıştım ama. Canınız sağolsun 🙂


Açıkcası böyle bir ek yazı oluşturmak, çocuklara anlatır gibi cümleleri açıklamak ve argo tabirler kurmak bana da zevk veren bir durum değil. Bir hatam olduysa affola arkadaşlar. Yanlış yapmadım mı? Belki yaptım evet. Benim yanlışım böyle bir yazı hazırlamaktı. Ne gerek var ki insanlara faydalı olmayı amaçlamaya? Saçmalık işte.

Neyse ne.

Hangi üniversite de hangi fakülteyi hangi bölümü okursanız okuyun arkadaşlar. Kesinlikle mühendislik fakültesi veya teknoloji fakültesi diye bir yargıya varmıyorum cümlelerimde. Hatta mühendislik fakültesi öğrencisi olarak bakıyorum pencereye bu noktada. Her iki fakültede de eğitim şeklinden başka bir fark göremiyorum.

Az önce de dedim ya neyse ne. Sadece tek bir şey söyleyeceğim. Bunu bir abi, kardeş, dost, düşman (sizin için ne isem öyle görerek) tavsiyesi olarak görün.

Kendinizi geliştirin. İstediğiniz iş neyse onu yapın. Mesleki alanınızda ayrı bi ilginizi çeken taraf olacaktır mutlaka. Kendinize bir dal seçin. Bir şeyde iyi olmayı amaçlayın. Diyelim ki elektrik elektronik mühendisi misiniz? Her şeyi bilmeniz mümkün değil. Seçin kendinize bir alan. Network mesela. En iyisi olmayı amaçlayın. Detaylarına inin network ün. Sertifikalar edinmeyi amaçlayın.

Kendinize iyi bakın,

Saygılarımla…

Melih Hilmi ULUDAĞ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir